Vino Locale, beyaz yakalı rüyası olarak tabir edilebilecek bir eylemin ürünü. Şef Ozan Kumbasar, gastronomi alanında eğitime ve tecrübeye de sahip olmanın verdiği rahatlıkla bir noktada İstanbul’daki yoğun iş hayatından bunalıp eşi Seray Kumbasar ile Urla’ya yerleşip Vino Locale’yi açıyorlar. Burayı özel kılan unsurlardan en önemlisi menünün her ay değişmesi. Ekonomik açıdan bir restoran işletmecisi için kabus; bir şef için ise ciddi bir stres kaynağı olabilecek bu husus Vino Locale’nin en güçlü özelliği haline gelmiş. Gastronomi bağlamında ise bu yaklaşım ciddi avantajlara ve dezavantajlara sahip. Avantajlarının başında ise mevsimselliği odak noktasına koyabilmesi var. Şef Ozan Kumbasar yemeklerde kullanılan malzemeleri öne çıkarmayı tercih ettiğinden, her birinin kalite açısından en üst noktaya ulaştığı dönemde menüde yer bulması kritik öneme sahip. Sadece yerli üreticilerle çalışmaları ise bu amacı hayata geçirebilmelerine yardımcı oluyor. Aynı şekilde her yemekte kullanılan malzeme sayısını asgari düzeyde tutuyor. Böylece malzemeler birbirinin önüne geçmeden dengeli bir yemeğin oluşumuna katkı sağlıyor. Menünün her ay değişmesinin dezavantajı ise günümüzde gastronomide karşılaştığımız en büyük sorunlardan biri: Yemeklerin son şeklini alamadan menüde yer bulması. Mevsimsellik ilkesine riayet eden her restoranda olduğu gibi menüdeki yemeklerin performansında sezona göre iniş ve çıkışlar olacaktır. Öte yandan, bunun tam manasıyla bir dezavantaj teşkil etmediği de söylenebilir çünkü Vino Locale bir fine dining restoranı değil. Malzemeler her ne kadar Urla ve çevresinin ürünleri olsalar da restoran stil olarak özellikle İtalya’daki agriturismo yerleri gibi. Gastronomik ama amaç yemekleri tekniklerle olduğundan daha kompleks hale getirmek değil. Basitlikte kompleksiteyi arayan yerlerden. Bir diğer önemli husus ise özellikle Türkiye’deki restoranlarda eksik kalan bir konuda başarılı olmaları: Çalışanlar her yemeğin arka planına ve malzemelerine hâkim. Restoran işletmecilerinin bu konuya eğilmesi halinde bu sorunun çözülebileceğini kanıtlar gibi. En büyük eksisine gelecek olursak, içki menüleri sadece yerli şarapları ihtiva ediyor. Malzeme hususunda bölgenin nisbeten şanslı olması yerli ürünle çalışma konusunda handikap yaratmıyor. Ancak aynı şey şaraplar için söz konusu değil. Yemeği daha üst noktalara taşıyan bu kadar önemli bir unsur için ”yerli” sınırlarını daha da genişletmek gerektiğini düşünüyoruz. Son olarak, hijyenin değerlendirme kriterlerimizden olmadığını; ancak Vino Locale’nin bu açıdan da hayli başarılı olduğunu ekleyelim.

Gönüllü Tavsiye Ekibi

Not: Henüz Vedat Milor tarafından ziyaret edilmemiştir.

Tavsiyeler:

Menü her ay değiştiği için tavsiyeleri kapsamlı biçimde buraya yazabilmek veya öngörebilmek imkansız.

User Review
0 (0 votes)

Adres ve İletişim

Adres:

Vino Locale, Kuşçular, 8037. Sk. No:3, 35430 Urla/İzmir

Telefon:
İnceleme Ekle

4İncelemeler

Lezzet
Servis
Hijyen
Fiyat
Yayımlanıyor ...
Derecelendirmeniz gönderildi
Lütfen bütün alanları doldurun
Captcha check failed
Gamze kartal 13 Temmuz 2021 00:40
Lezzet
Servis
Hijyen
Fiyat

3 ara sicak ana ana yemek olarak Kuzu sirt denedim. Kuzu sirt 6 Saat odun ateşinde şarap eşliğinde pişmiş ve yağlı yumuşacık tatlı-tuzlu dengesi mükemmeldi. Ara sıcak olarak sağanaki, çiğ börek ve patlıcan humus aldım. Hepsinin lezzeti mükemmeldi. Şarap olarak Urla şarapları vardı kırmızı şarap ile yemek gayet uyumluydu. Tek eksiyi tatlıya verebilirim. Tatlı ucuz pastane tatlısından hallice bir tatlıydı mekana yakışmıyor.
Menü tanıtımı ve atmosfer zaten gayet başarılı. Şef restoranı olmanın hakkı verilmiş diyebilirim

Palain 6 Ağustos 2020 11:34
Lezzet
Servis
Hijyen
Fiyat

Tatil beldelerinde iyi yemeğe ulaşma imkanının kısıtlı olması, buralarda görece eli yüzü düzgün işler yapanların hızlıca sivrilmesine neden oluyor. Mesela İzmir ve çevresinde yaşayanlar için dikkate değer olan bir lokanta İstanbul ahalisinin nitelikli ve şahsiyetli mekanlar arayan azınlığı için ayırt edici bir şey sunamayabiliyor. Bence Vino Locale hakkındaki değerlendirmeler de bu şekilde yapılmalı. Buranın anlatıldığı gibi product-driven bir şef restoranı olması iyi yemek arayışındaki kimselerin istikametini buraya çevirmesi için yeterli bir özellik değil. Yani ideal dünyada yeterli olmamalı. Malzeme iyidir fakat mutfak ekibi kötüdür veya tam tersi. Bu zaten çok sık karşılaşılan bir vaziyet. Bu mekanla ilgili mesele de biraz bununla alakalı. Belli ki, iyi niyetli ve güzel şeyler yapmaya çalışan bir lokanta fakat sunulanlar, iyi malzemelerle yeni şeyler denemeye çalışan meraklı bir ev aşçısı arkadaşınızın elinden çıkabilecek tabakların ötesine geçemiyor. Bu formatla hususi bir meselem yok. Fakat şef restoranı denilince insan farklı beklentilere giriyor.

Aslında tadına baktığımız çoğu şey de lezzetliydi. Mesela milföy hamurunda enginar ve scamorza. Yanlış hatırlamıyorsam üzerinde biber reçeli ve balzamikle sunuluyor. Hamurun denildiği gibi puff pastry ile alakası yok fakat dengeli ve lezzetli bir başlangıç. Kuzu cotto füme, tabule ve kızarmış ekmek kulağa kötü geliyordu fakat damakta güzeldi. Dana kaburgalı mantı da eh işte. Olmasa da olurdu. Amaaaa bir cacio e pepe yedik ki… O meraklı fakat amatör olan aşçı arkadaşınız bile evine gelen misafirlerine o tabağı sunmaz. Sunmaya utanır. Makarna sosu hele de cacio e pepe gibi sadece iki malzeme ihtiva eden ve basit gözüken bir sosu esaslı bir şekilde yapmak saniyelerin önemli olduğu, ustalık gerektiren bir iştir. Ozan Bey galiba makarnanın suyuyla malum iki malzemeyi karıştırmanın yeterli olacağını düşünmüş. Servis ekibinin de bahsettiği, her gün taze olarak açtıkları ve 1 kilo irmik ununa 33 yumurta sarısı ekleyerek yaptıkları taglietellemsi makarna maalesef sosla bütünleşmiş olmaktan ziyade karabiber ve pecorino aromalı bir sıvının içinde yüzüyordu. Daha tuhaf ve hatta manasız olan ise basit ama iyi bir şekilde yapıldığında hayli kompleks bir gastronomik deneyim sunan bu reçeteye şefin közlenmiş biber eklemesi. Tavsiye ekibi burası için “basitlikte kompleksiteyi arayan yerlerden” demiş. Cacio e pepe gibi bir reçeteye bile böyle lüzumsuz bir müdahalede bulunmak bence bu iddianın tam karşısında duruyor. Aynı yazıda, restoranda gerçekleşmesi muhtemel performans dalgalanmalarının önü ne alakaysa mevsimsellik ilkesi ileri sürülerek alınmaya çalışılmış ve eklemişler “Vino Locale bir fine dining restoranı değil.” Yani, deniyor ki: Burada ara ara kötü şeyler yiyebilirsiniz ama canınızı sıkmayın. Olur böyle şeyler. Sonuçta burası rahat ve ucuz bir yer hem de erdemli şefimiz mevsimsel olanın peşinde. Cacio e Pepe gibi bir yemeğin mevsimle filan bir alakası yok diye kabul ettiğimden canımın sıkılmasını engelleyemiyorum.

Paylaştığımız diğer ana yemek de havuçlu bir sosun üzerinde sunulan levrek fileto, fırın patates ve muhtelif yeşillikler. İki parça halinde sunulan levrek kötü pişirilmişti. Bunda muhakkak bize sunulan o iki parçanın her ikisinin de filetonun kuyruğa yakın olan ince kısmından olmasının etkisi vardır. Yani biraz da bizim talihsizliğimiz.

Bu arada tavsiye ekibi mekanı tarif ederken herhalde tarlaların ortasında bulunduğundan agriturismo benzetmesini kullanmış. Bunu okuyup İtalyan agriturismoları makul fiyatlı yerlerdir diye o doğrultuda bir beklenti içine girmeyin, hayal kırıklığına uğrarsınız. Mekan İstanbul’daki örneklerinden fiyat olarak farklı değil. Hatta daha pahalı bile denebilir. Mesela bunu yazarken merak edip baktım. Fauna’da et ürünü kullanılmayan makarnaların ortalama fiyatı 50 lira filan. Yukarıda bahsettiğim cacio e pepe 70 levrek ise 110 lira. Referans olarak Fauna’nın fiyatlarını almak makul mu emin değilim. Fakat emin olduğum şu var: Burada yiyeceğeniz yemekler o fiyatları hak etmiyor.

Cem 1 Ağustos 2020 21:27
Lezzet
Servis
Hijyen
Fiyat

Vino Locale 2018 de cok memnun oldugumuz bir yerdi. 2020 Agustos’ta ise ayni yorumu uzulerek yapamayacagim. Oncelikle baslangictaki bir kac yemek haricinde oldukca ortalamaydi. Papardelle orta ustu sayilabilirdi. Kuzu galette oldukca iyiydi. Tekrar yemek isterdim. Once siparis verdigimiz ama arkadaslarimizin uyarmasi ile hizlica iptal etmek istedigimiz kilic baligi – iptal etmemizi istemeder ve denedik – ise ortalamanin oldukca altinda, bir cafe standardinda diyebilirim. Oldukca uzen bir yemek oldu. Ambians ve servis oldukca iyiydi.

Hamdi Akan 12 Ekim 2019 22:32
Lezzet
Servis
Hijyen
Fiyat

Lokal şarapları sunması aslında bir eksiklik değil. Türk şarapçılığı açısından bir kazanç. Urla bölgesi şarapçılık yönünden çok gelişmiş ve çok seçenekli. İlginç olan vino locale’nin para kazanma hırsı ile şarap fiyatlarını geçiren bir yer olmayıp, uygun fiyata bunları sunması.